Burada herşey çok doğal ve özgür...
Cumartesi, 05 Şubat 2011 00:35

kernyPek çok gezginin uğradığı bir durak olmaktan çıkıp ikinci evi olmuş., Olympos.. Kim ne kadar değiştiğinden, eskisi gibi olmadığını söylese de, harabeleri arasından ulaşılan sahili ve doğası ile pek çok insan için halen cazibesini koruyor. Avustralyalı Kirsten Wearne için ise, bir kere gelenin bir daha kopamayacağı, huzurun ve sakinliğin tasviri Olympos…

Röportaj: Hilday Gülgeç

Olympos’u ilk ne zaman duydun?

Olympos’u ilk olarak bundan 7 sene önce Londra’da yaşadığım sırada duydum, bir arkadaşım Türkiye’ye gelmiş ve Olympos’ta bir kaç gün geçirmişti. Londra’ya geri döndüğünde çok güzel bir yer olduğunu ve kesinlikle gitmem gerektiğini söyledi. Birkaç hafta sonra Türkiye’ye tatilim için geldim ve bir turizm acentası aracılığı ile Olympos’ta 10 günlük tatil ayarladım. Geldim ve tam anlamıyla çok sevdim.

 

 

İlk geldiğinde hangi pansiyonda kaldın?

İlk geldiğimde Bayram pansiyonda kalmıştım. Benim gibi pek çok gezgin, sırtçantalı vardı ve çok güzeldi. Hatta Avustralyalı sırtçantalılar bile vardı. Parti yeri gibi değil, ama çok sosyal bir ortam vardı, konuşabileceğin ve iyi zaman geçirebileceğin bir sürü insan buluyordun. Orada kaldığım için çok memnun olmuştum, ama tabi şimdi herşey o zamankinden çok daha farklı.

O konuya tekrar geleceğiz . Londra’ya döndün ama Olympos’a her sene mutlaka geldin, her yaz mesela.

Evet sadece bir sonraki sene Türkiye’ye gelmedim ama tekrar gitmeyi çok istemiştim. Avustralya’ya bu zamanlar geri dönmüştüm ve birkaç arkadaşımın Türkiye’ye gelmeyi planladığını öğrendim. O sene ben İrlanda’ya gidip çalışmayı planlıyordum ve birkaç ay kadar boş zamanım vardı. Bu arada Olympos’ta yabancıların pansiyon, bar gibi yerlerde çalışabildiğini öğrenmiştim. Bende o tatilimi Olympos’ta çalışarak geçirmeye karar verdim. 2 kız arkadaş Şaban pansiyonda kalıyorduk. Türk bir başka arkadaşımızdan Türkmen pansiyonda iş bulabileceğimizi öğrenmiştik. Böylelikle o yazı Türkmen pansiyonda çalışıp, Şaban pansiyonda arkadaşlarımızla kalarak geçirdik.

Bunca zaman, 7 sene boyunca her sene Olympos’a gelmeni ve uzun süre, 2 ay veya 6 ay kalmanı sağlayan, seni Olympos’a çeken şey nedir?

Özellikle, sahili… her şey çok doğal ve özgür. Genelde gezen insanlar, sırtçantalılar bir yolculuğun durağı olarak kullanırlar Olympos’u. Batı kıyısını gezerler, tüm sahillere giderler, en son Olympos’a gelirler. Ve geldiklerinde burada zaman geçirebileceklerini, doğada rahatlayabileceklerini, yani ihtiyaçları olan şeyi bulduklarını anlarlar. Burada İstanbul’dan, Kapadokya’dan, Antalya’dan, uzun otobüs yolculuklarından, Suriye’den, Mısır’dan veya 6 aydır yollarda gezdikten sonra gelen insanlar var. Buraya geldiklerinde, yemek, yatacak yer veya başka herhangi bir yer için endişe etmelerine gerek olmadığını anlıyorlar. Olympos’ta tek düşünmeniz gereken ne zaman sahile gidip, ne kadar kalacağınızdır. Ben burayı bu yüzden seviyorum, Türkiye’de pek çok yer gezdim ancak tekrar tekrar gittiğim tek yer Olympos’tur.

Biraz önce Olympos’un değiştiğinden bahsetmiştin, Olympos’ta değişen nedir?

Seneler önce, bütün pansiyonlar çok daha ufaktı ve hippi hayatı hissediliyordu ancak şimdi her şey gelişti. Hala doğal ama artık her şey daha büyük, daha çok insan yazları tatil için geliyor. Şimdi Olympos’un güzelliğini kışın anlayabilirsiniz, yazın değil, nasıl olduğunu ancak sezon başından önce ve sonra görebilirsiniz. Daha az insan vardır, kalabalık değildir, ve geride kalan herkes artık rahatlar. Ama ne olursa olsun, ne kadar değişirse değişsin yazın bile gelen herkes hep aynı şeyi hisseder. Bilirsiniz, insanlar tatil yaparken hep “şunu yapmalıyım, şuraya gitmeliyim, şu harabeleri gezmeliyim, Smyrna’ya gitmeliyim” gibi şeyler söylerler panik halde. Olympos’a geldiklerinde ise, harabelerin arasından sahile indiklerinde sadece “işte bu harika, burada birkaç gün fazla kalabilirim” derler. Her zaman aynı şey olur...

Sence Olympos’un değişmesindeki bir diğer sebepte yıllar içerisinde buraya gelen insan profilinin değişmesi olabilir mi?

Sanmıyorum, zaten Olympos’a gelen gezginler farklı insanlardır. Şimdi daha fazla Türkler geliyor, belki şuan gelen insanlar sırtçantalılardan değiller, veya hippi değiller, ama hala zaman geçirmek için çok güzel bir yer. Çünkü bir de şu var ki, Olympos’a gelmeden önce daha farklı bir insansınız, geldiğinizde tek istediğiniz rahatlamak. Kendi içinizdeki değişikliği hissedeceksiniz. Burada her zaman aileler, gençler, sırtçantalılar, herkes için bir şey var, aktiviteler, kalacak yerler.

Peki, Olympos kışları nasıl olur, tüm kışı geçirdiğin oldu mu?

Her sene sadece kış başlangıcında Olympos’taydım. Ama kışları da çok güzeldir, çünkü hemen hemen hiç kimse olmaz. Sanki kendi köyüne sahipmişsin gibi, çok sessizdir. Herkes sobaların etrafında oturur,dinlenir, çay içer, erkenden uyur, sohbet eder… Eğer yağmur yağıyorsa odana gider, yağmurun çatıda çıkardığı sesleri dinlersin… Sahilde yürüyüşler yapar, balığa çıkar, köye gider, yemyeşil dağlarda gezer, Olympos köpekleri ile vakit geçirebilirsiniz.

Senin en sevdiğin pansiyon hangisi ve tavsiye edeceğin bir pansiyon var mı?

Kabul etmeliyim ki Kaktüs en sevdiğim ama Şaban pansiyonu da çok severim. Çünkü Şaban pansiyonun yemekleri bir harikadır, tadabileceğiniz en güzel yemeklerdir, ev usulü ve bungalovlarda eviniz gibi hissedersiniz.

Olympos’ta pansiyonda çalıştığından bahsetmiştin. Peki başka işlerde bulma imkanın oldu mu?

Bot turunda da çalıştım, Olympos - Fethiye arası 4 gün 3 gece turlarda çalıştım. Bir de Olympos’ta 10 senedir çalışan bir arkadaşım seakayak organize etmişti bir süreliğine ben de her gün kendisine yardım ediyordum. Ama bunlar çalışmak gibi değildi, sadece her gün gidip seakayak yapıyor gibiydim.

Bize önerebileceğin başka aktiviteler var mı Olympos’ta? Başka neler yapabiliriz?

Aktivite ofisleri var, mesela Orange pansiyon önünde bulunan çok güzel bir aktivite ofisi vardır, seakayak, kanyon gibi pek çok aktivite bulunmaktadır. Kendiniz için uygun her türlü aktiviteyi orada bulabilirsiniz.

Sırtçantalılara, gezginlere Olympos ile ilgili ne söylemek istersin?

Eşyalarınızı toplayın ve orada zaman geçirin. İhtiyacınız olandan daha fazla zaman verin kendinize, biliyorum ki dönmek istemeyeceksiniz. Sahilde zaman geçirin, yanartaş turuna katılın, kaya tırmanışı yapmayı deneyin. Daha çok kalmak isterseniz, bir iş bulabilirsiniz. Mesela kano çok eğlenceli bir iştir, seakayak ta hem vakit geçirmek için güzel bir aktivite, hemde iş olarak düşünülebilinir. Barlara gidin, çok güzel canlı müzik yapan yerler var. Pansiyonda vaktinizi harcamayın, keyfini çıkarın. Oradayken zamanın keyfini çıkarın çünkü nadir yerlerden biridir Olympos. Kesinlikle sahildeki “Meraba” restoranına gidin, bira için sohbet edin, rahatlayın. Bir de Tayfun’u bulun. Tayfun benim Olympos’taki köpeğim, o benim için Olympos. Bulun ama pek sevmeye kalkmayın, tatlı ve ufak görünebilir ama kesinlikle sinirlidir.

En son olarak, bu senin için çok özel olan yer ile ilgili söylemek istediğin bir şey var mı?

Gidin ve keşfedin, sahili, doğasını ve tabi ki harabeleri. Türkiye’nin en görülebilir harabelerinden biridir, Olympos’un çok önemli bir parçası. Harabelerden sonra sahile gidin ve yüzün. Yalnız gitseniz de asla yalnız kalmayacağınız bir yer. Arkadaş canlısı, insanları bir araya getiren pek çok yeni arkadaşlıklar başlatan bir yerdir.



More articles by this author

Çıralı halkı imza kampanyası başlattıÇıralı halkı imza kampanyası başlattı2012-05-20 11:04
Çıralı’da yapılması planlanan mesire alanı ve otel yapımına karşı günlerdir...
Takatuka Cactuste..Takatuka Cactus'te..2012-05-20 11:04
severek dinlediğiniz balkan ezgilerini yorumlayan takatuka 2010 yılında kuruldu...
 

Yorumlar  

 
0 #2 Administrator 14-02-2011 05:46
valla bugün konuştuk tayfunla röportaj yapabilecek birini arıyoruz :-*
Alıntı
 
 
0 #1 melih uçar 13-02-2011 19:57
tayfun köken olarak kadire ait olsa da huzur bulduğu yer kaktüs kafe cıvarı olup sahibinin kim olduğu tamamen belirsizdir, bu da zaten tayfunun nasıl bi şaane köpek olduğunun göstergesidir :-)
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Üye Girişi